fb

Eğitimde Farklı Olmak Bu Kadar Fark Etmemeli

Görüntülenme Sayısı: 558

Anne babalar olarak çocuklarımızla ilgili endişelerimizin sonu gelmez. Bebekliklerinden itibaren gaz ağrılarıyla başlayan endişelerimiz, diş çıkarma ağrılarına, yürümeye başladığında aman bir yere çarpmasından biraz daha büyüyünce “iyi bir kreş” arayışına kadar sürer. Çocuklarımız büyüdükçe onlarla ilgili kaygılarımızda değişir.

İlkokul seçimi başlı başına bir sorundur. Hangi okulun doğru okul olduğu, hangi öğretmenin çocuğunuzun yapısına uygun davranışları olduğuna karar vermek elbette zorlu bir süreçtir. Bu süreçte birçok kaynaktan bilgi alınarak en az 2 sene öncesinden okul ve öğretmen araştırmaya başlar aileler. İlkokul önemlidir, çocuğumuzun sağlıklı ve mutlu bir ilkokul hayatı geçirmesi için elden gelen tüm imkânlar kullanılır.

Eğitimde Farklı Olmak Bu Kadar Fark Etmemeli-1

Bunun sonrasında biraz daha değişerek ortaokul arayışları, teog çilesi ardından lise yılları ve ygs kaygıları derken çocuğumuz bir üniversiteye başladığında bir süre en azından eğitim hayatıyla ilgili rahatlarız. Bu sefer de yetişkin olmayla ilgili aşamalar başlar. Bazen aşık olur anne babada dertleşecek bir omuz arar bazen yeni hayatıyla ilgili iş problemleri hakkında görüş ister. İşin özü çocuklarımız 30 yaşına gelse de anne-baba kaygılarımız bitmez.

Bütün bunların olacağını, yaşanacağını tahmin edebiliyoruz değil mi? Çocuğumuzla ilgili geleceğe dair planlarımız az çok şimdiden hazır. Daha bebekken en azından özel bir ilkokul mu yoksa devlet okuluna mı gidecek buna dair belirgin fikirler vardır.

Peki ya çocuğunuzda her şey normalken 2 yaşında bir şeylerin yolunda gitmediği söylense? Yaşıtları konuşmaya başladığında sizin çocuğunuz yaşıtları gibi konuşamasa? Gözlerinizin içine bakmasa? Tekrar tekrar aynı şeyleri söylese, saatlerce aynı oyuncakla tek başına oynasa. Bir şeyler onu rahatsız etse saatlerce öfke nöbetleri geçirse? Çocuğunuz sanki dünyayla arasında görünmez bir cam varmış gibi davransa? Bir çocuk psikiyatristinin odasında “çocuğunuz otizmli” cümlesiyle bir başınıza kalsanız?

O cümleyle baş başa kaldıktan sonra tüm dünyayla sizin aranıza da bir cam çekilse. Çocuğunuza dair yaptığınız tüm planlar sıfırlansa. Çocuğunuzu elinden tutup götürdüğünüz her kreşin kapısı “üzgünüz kontenjanımız doldu.” Ya da “üzgünüz otizmli çocuk alamıyoruz.” diye suratınıza kapansa. Onu bırakın çocuğunuz parka götürdüğünüzde üzerinizde bir sürü endişeli göz hissetseniz. İnsanların çocuklarını çaktırmadan çocuğunuzun yanından uzaklaştırdığını hissetseniz? “nesi var bu çocuğun?” “çocuk ağlıyor sustursanıza” “saatlerdir çocuğunuz sallanıyor salıncakta indirin artık” ve buna benzer bir sürü patavatsız soru ve cümleyle gün içinde defalarca muhatap olsanız? Zar zor çocuğunuzu kabul eden ilkokulda size “suçlu” gibi davransalar?

Özetle otizmli bir çocuğunuz olsa?

Eğitimde Farklı Olmak Bu Kadar Fark Etmemeli-2

Bir otizmli çocuğunuz olsa kaygılarınız elbette bambaşka olacak. Ona en iyi özel eğitimi nerede aldıracaksanız? Yaşıtlarıyla bir arada olması gerekecek bunu nasıl sağlayacaksınız? Otizmli öğrenci kabul eden bir okul bulabilecek misiniz? Öğretmen çocuğunuzu kabul edecek mi? Çocuğunuzun sosyal yaşama uyumunu sağlamak için neler yapacaksınız? İmkânlarınız ve gücünüz bu kadar zorlukla başa çıkmaya yetecek mi?

Eğitim her çocuğun hakkı. Bu cümleyi anlayabilmek ve uygulayabilmek o kadar önemli ki.. Okullar bunu “eğitim her normal gelişim gösteren çocuğun hakkı” olarak yorumlamamalılar. İyi bir okul tüm farklılıkları bir arada yaşatabilen, değer veren ve bu farklılıkları zenginliğe dönüştürebilen okuldur. Şimdi bize uzak geliyor fakat ileride anne-babalar çocuklarını kaydettirecekleri okullara sınavlardaki başarınız nedir, sorusundan önce ‘farklılıklarla ilgili politikanız nedir? Okulunuzda kaç tane farklı gelişen öğrenciniz var?’ sorusunu yöneltmelerini umuyoruz. Çocukların a sendromlu, b zekalı ya da x-izmli’den önce “çocuk” ve “öğrenci” olarak görülmelerini umuyoruz.

Sadece ümit etmekle kalmıyoruz ve kalmayacağız elbette. Dilimizin yettiği kadar her yerde bunu defalarca tekrarlayacağız, kalemimizin yettiği kadar yazacağız. Çocuklara ancak çocuklar iyi gelir bunu biliyoruz.

Okul.com.tr ekibi olarak tüm otizmli çocuklarımızın ve onların güçlü anne-babalarının bu özel gününü kutluyoruz. Eğitimde farklı olmanın bu kadar fark edilmeyeceği günlerde görüşmek dileğiyle…

Bu makale Esin Acartürk tarafından 01 Nisan 2016 tarihinde yazılmıştır.
Diğer Veliler ile Paylaş!

Bu makaleye henüz bir yorum yapılmamış ilk yorumu yapan sen ol! Yorum Yap
Yorum Yap
Ad Soyad *
E-Posta Adresiniz *
Yorumunuz *
Sonraki Makaleye Göz Atın
Çocuğa Verilecek Ödül Nasıl Olmalı? Çocuklarınıza sorumluluk kazandırmak, ödevlerini yaptırmak, ders çalışmasını sağlamak için verdiğiniz ödüller çocuklarınız için uygun mu? Çocuklarınız günün sonunda isteklerinizi yerine getirecektir ancak bu aslında ne kadar doğru?
İstanbul Bölgesinde Yorumlanan Bazı Okullar
Özel Okul
İtü Geliştirme Vakfı Okulları Dr. Natuk Birkan İlkokulu İtü kalitesi kesinlikle hissediliyor, Türkiye'nin sayılı okulu.
Hemen İncele
Özel Okul
Özel Amerikan Kültür Koleji İlkokulu Dil eğitimi konusunda kendini tartışmaya bile gerek yok. Sırf bu yüzden tercih ettik ve diğer ders hocalarından ve eğiti...
Hemen İncele
Özel Okul
Özel Beşfen İlkokulu Dinimizin bütün öğretilerini öğretiyorlar.
Hemen İncele
11079 Farklı Okuldan
Uygun Olanı
Bul!