fb

Bağımsız Çocuk Yetiştirmek

Görüntülenme Sayısı: 936

Anne-babalar olarak teoride şahane fakat pratikte hep bir takım bahanelerimiz var değil mi? Çocuk gelişimini ay ay öğreniriz, takip ederiz, çocuğun duygusal ihtiyaçları nelerdir okuruz tartışırız, çocuk psikolojisi hakkında zaten en az on kitap devirmişizdir. Çocuk eğitimi, kurallar, sınırlamalar, davranış problemleri, onlarla başa çıkma ne varsa bir tık uzakta. Yaz google’a istediğin uzman anlatsın. Çocuğa dair istediğimiz her türlü bilgiye ulaşabiliyoruz.

Peki nasıl oluyor da bize bağımlı çocuklar yetiştiriyoruz? Gazetelerde düzenli aralıklarla Türkiye’de çocuk yetiştirme tipi ve Avrupalı ya da Amerikalı çocuk yetiştirme tipi arasında on fark yazıları çıkar. Bunları gülerek okuruz. Gerçekten de öyle yapıyoruz deriz. Nerede hata yapıyoruz acaba?

Bağımsız Çocuk Yetiştirmek

Bir çocuk büyütmek keyifli bir o kadar da yorucu. İlk bebeklerini kucağına alan anne-babalar sudan çıkmış balığa dönerler. Bebeği beklerken okudukları onca bilgi, izlenen onlarca program, dinlenen yüzlerce tecrübe koşarak uzaklaşır yanlarından bebeğin gelişiyle. Çünkü ortada tek gerçek vardır; o da bebek. Ve ikinci gerçek; o bebek kitaplarda anlatılan bebek gibi değildir. Ne düzenli bir uyku saati vardır, ne beslenme ritüelleri öyle anlatıldığı gibidir. Anne-baba ilk başta çabalar. Mesela uyuması için hazırlanmış o muhteşem odaya loş ışıklar alınır, uykudan önce ılık banyolar yaptırılır ve o mis gibi yatağına bebek yatırılıp sakin bir klasik müzik eşliğinde odası usulca terk edilir. 2-3 gün sonra tamam öyle olmuyormuş o zaman o müzik eşliğinde hafif kucağımda sallayarak uyutayım bari aşamasına geçilir. Bu aşamadan da yeterince verim alınmadığında bangır bangır youtube ninnileri ve ayakta sallamayla biten son aşamada uyku ritüeli tutturulur.

Çocuk biraz büyüdüğünde dışarıda gezerken bir şey istemek için tutturursa asla almam diye yola çıkan anne-babalar “ama bak ağlıyorsun, sus, susarsan alacağım!”dan “gözünü seveyim sus bak ne istersen alacağıma” geçer. “Sorumluluklarını bilecek ödevini yapmadan asla oyun oynamayaz”’dan “ödevlerini yaparsan seni hafta sonu sinemaya götürürüm.”e yumuşak bir geçiş yaparak “hadi gel beraber ödevlerini yapalım”, “ ne olur ödevlerini yap!” a kadar gider.

Neden böyle oluyor? Biz ebeveynlik işini beceremiyor muyuz? Özgüveni yüksek çocuklar yetiştireceğiz derken diğer insanlar neden çocuklarımızı bencil görüyor? Kendini güzel ifade ediyor diye sevinirken toplumda neden saygısız çocuk olarak etiketleniyorlar?

Sorun bizim çocuklarımızda değil burası kesin. Sorun anne-babalar olarak bizde de değil. Sadece çocukları yetiştirirken izlediğimiz tutarsız yollarda sorun. Her anne baba çocuğunun bağımsız, kendine güvenen ve düşüncelerini rahatlıkla ifade edebilen birey olmasını ister.

Çocuğumuzun bağımsız olması için ne yapıyoruz?

  • Eğer eşinizle konuşurken “ama o daha küçük…” ile başlayan bir cümle kuruyorsanız,
  • Çocuğunuzun yapması gereken tüm işlerini siz yapıyorsanız,
  • Bir yetişkinin çocuğunuza sorduğu soruyu 2 saniye bekledikten sonra siz yanıtlıyorsanız,
  • Çocuğunuzun problemlerini hemen kendi probleminiz olarak görüyor ve siz çözmeye çalışıyorsanız,
  • Yaşıtlarıyla ilgili bir sorunda siz devreye giriyorsanız,
  • Çocuğunuzu gittiğiniz her yere götürme ihtiyacı duyuyorsanız,
  • Onun yerine siz karar veriyorsanız,
  • Onun yerine siz beğeniyorsanız,
Bağımsız Çocuk Yetiştirmek-1

Çocuğunuzun bağımsız olmasını beklemeyin. Bu belki canınızı sıkabilir fakat birinin size ihtiyaç duymasından keyif alma, bununla var olma haliyle ilgili düşünmeniz gerekebilir. Bu durum çocuğunuz küçükken hoşunuza giden bir durum olabilir fakat çocuğunuz büyüyüp bir yetişkin olduğunda kendi kendine karar veremeyen, sürekli olarak onay bekleyen ve güçlü bir otoriteye bağımlı bir insan olduğunda hoşunuza gitmeyecektir.

İşin sırrı basit; o sizin çocuğunuz ama size ait değil. O bir birey. Bunu kabullenince gerisi kendi kendine geliyor. Kendi beğenen, karar verebilen, düşünen, seven bir birey. Ve biricik. Tüm diğer çocuklardan farklı, tıpkı sizin diğer yetişkinlerden farklı olduğunuz gibi. Onun elinden tutacaksınız elbette ama sürekli kucağınızda taşırsanız bacakları kuvvetlenemeyecek. Onu kollayıp koruyacaksınız ama o ihtiyaç duyup sizden talep ettiğinde. Ona fırsatlar vereceksiniz, kendini anlatması için fırsatlar. O bir yetişkin değil sürekli ondan sizinle beraber olmasını isteyemezsiniz. Akranlarıyla olacak, problemler yaşayacak ve bunları kendisi çözecek. Sorumluluk vereceksiniz. Her konuda sorumluluk. Kendine ait sorumlulukları ve sizlere ait sorumlulukları olacak.

Değerli olduğunu hissedecek fakat sözlerle değil. Bir birey olarak ona fırsat verildiğinde hissedecek bu değeri, sorunları kendisi aştığı zaman hissedecek. Onu sevdiğinizi hissedecek hatalarıyla, başarısızlıklarıyla. Çabasını takdir edeceksiniz. Siz çabasını takdir ettikçe o başarılı olmak için çabalayacak, yapabildiği kadar, sizin istediğiniz kadar ya da beklentiniz kadar değil.

Bu makale Esin Acartürk tarafından 17 Şubat 2016 tarihinde yazılmıştır.
Diğer Veliler ile Paylaş!

Bu makaleye henüz bir yorum yapılmamış ilk yorumu yapan sen ol! Yorum Yap
Yorum Yap
Ad Soyad *
E-Posta Adresiniz *
Yorumunuz *
Sonraki Makaleye Göz Atın
Bilim ve Sanat Merkezleri Bilsem, nedir? Bilsem sınavları, bulundukları yerler ve daha fazlasına hakkında detaylı bilgiye ulaşın.
İstanbul Bölgesinde Yorumlanan Bazı Okullar
Özel Okul
Özel Şirin Afacanlar Anaokulu Çok sıcak, çok samimi. Her şeyini seviyorum bu okulun :) ailemiz gibiydiler. Okulun kurucusu, müdürü, öğretmenleri hepsi...
Hemen İncele
Özel Okul
Özel Kaşif Çocuk Akademisi Anaokulu Büyükçekmece Şubesi Büyükçekmece'de bence en iyi okul gerek okulun fiziksel yeterliliği gerekse verdikleri eğitim en önemlisi de öğretmenler...
Hemen İncele
Özel Okul
Özel Başakşehir Kaşif Çocuk Akademisi Anaokulu Sular Vadisi Şubesi kulda uygulanan drama ve görsel sanat etkinlikleri sayesinde çocuklarınızın bedensel gelişimi desteklenirken, beden dill...
Hemen İncele
11079 Farklı Okuldan
Uygun Olanı
Bul!