fb

Çocukların Anne-Babalarından Duymak İstemedikleri

Görüntülenme Sayısı: 670

Çocuklarımızın özgür, kendilerini rahatça ifade edebilen, eleştiren ve eleştiriye açık, kendilerine güvenen bağımsız bireyler olarak yetişmesini isteriz. İsteriz istemesine de iş uygulamaya gelince farkında olmadan hatalar da yapıyoruz.  

Gündelik yaşamdaki koşturmacalar, birbirleriyle iletişimimizden kaynaklanan sorunlar, maddi-manevi yükler derken bazen çocuklarımıza karşı anlayışlı olamıyoruz sanki. Bazen de çocuklarımıza anlayışlı olduğumuzu düşünerek sarfettiğimiz cümleler istemeden de olsa kaş yaparken göz çıkarmak deyimiyle eşdeğer oluyor. Anne baba çocuk iletişiminde çok söylenen fakat mesajları doğru olmayan cümleler.Bakalım çocuklarımızın duymaktan hiç mi hiç hoşlanmadıkları cümlelerimiz neler.

Çocukların Anne-Babalarından Duymak İstemedikleri

Ben çocukken böyle imkanlarım olsaydı…

Siz çocukken böyle imkanlarınız olsaydı sürekli olarak anne-babalarınıza minnettar olarak dolaşacağınızı düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Çünkü siz çocukken bir çocuktunuz ve imkanlarınız ne olursa olsun çocukluğunuzu yaşayacaktınız. Minnettar olma kısmını ise ancak yetişkinliğinizde yaşayacaktınız. O nedenle çocuğunuza biz çocukken…lerle başlayan cümlelerinizin inanın etkisi yok. Sizin çocuğunuza öğüt vermenizden ileri gitmez. O sırada çocuğunuzu sizden ne istiyorsa ve siz hangi isteğine karşı bu cümleyi kurarak öğüt veriyorsanız bu da kocaman bir genellemeden öte gidemez. İyi si mi siz keyifli anlarınızda çocuğunuzla bir teknolojisiz gün yaparken çocukluğunuzu anlatın. Ona diyin ki biz çocukken her yer şimdiki zamandan daha güvenliydi. Bizim mahallelerimiz vardı. Hani şimdi arabamızı park ettiğimiz sokaklar var ya biz oralarda tüm çocuklar çıkıp top oynardık düşünebiliyor musun? Biz küçükken sadece televizyon vardı ama bize göre sadece Adile teyze vardı.Her akşam bize masal anlatırdı televizyondan. Her akşam komşular bir evde toplanıp evde diğer çocuklarla oyunlar oynadık. Biz çocukken sokaktan dondurmacı geçerdi. Öyle marketler yoktu. Dondurmalarımızı alıp hep beraber merdivene oturur güle oynaya yerdik. Sizin çocukluğunuz sizde kaldığı gibi güzel kalsın çocuğunuzda.

Yarın öğretmenine de Minecraftta nasıl level atladığını anlatırsın

Umarız öyle bir öğretmeni vardır da arada sohbetlerde bunları da konuşabiliyorlardır. Anladığımız kadarıyla çok fazla bilgisayarın başında durmasından rahatsızsınız. Belli ki ödevleri de var ve daha hiç bakılmamış. Siz de ödevlerinin olduğunu bu şekilde hatırlatıyorsunuz. Artık eleştirme, aşağılama ne bulursanız tatlı tatlı cümlelere gizleyerek mesajı iletiyorsunuz. Peki mesaj alınıyor mu yoksa sinir bozucu bir an gerçekleştirmekten öteye  gidemiyor musunuz? Bunun yerine sorumluluklar üzerine çalışsanız ve beraber bir program oluştursanız. Belki sadece programını hatırlatmakla yetinirsiniz ne dersiniz?

Bıktım senin şu sabırsızlığından!

Gerçekten çok sabırsız değil mi? Dışarı çıkmaya sabah karar verdiğinizde çıkana kadar ne zaman gideceğiz diye mi soruyor? Bir yerde yemek yiyeceksiniz hadi ama diye sizin iki ayağınızı bir pabuca mı sokuyor. Bıktınız mı bu sabırsızlıktan? Evet bıkmış olabilirsiniz ama bu yorumunuzu çocuğunuza bu şekilde iletmemenizde fayda var. Çünkü bu bir önceki cümlede de belirtildiği gibi bir yorum. Sizin bir yorumunuz. Bıktım bu sıcaklardan, bıktım bu hayat pahalılığından, bıktım bu trafikten… bunlarla aynı. Sıcaklara, hayat pahalılığına ya da trafiğe nasıl o anda getireceğiniz bir çözüm yoksa bu sabırsızlığa da o anda “bıktım” diyerek bir çözüm getiremezsin. Belki bir şeyler yapmadan önce başlangıçta sınırları belirlenmiş bir anlaşma yaparsanız çözüme giden yolda bir adım atmış olursunuz. “Bugün dışarı çıkacağız fakat öğlene kadar evde yapmamız gereken işlerimiz var. Sende öğlene kadar evde neler yapacağına karar ver. Öğlen herkes işini bitirince dışarı çıkacağız.” vb.

Rahat batıyor sana!

Yine imkanlardan dem vurularak bu sefer bir suçlama cümlesiyle karşı karşıyayız. Gerçekten de bu cümlede verilen herhangi bir mesaj yoktur. Siz mesaj vermesine vermişsinizdir ama çocuk tarafından anlaşılan şey tam anlamıyla bir suçlamadır. Herhangi bir suçlamaya maruz kalan bir insan da normal olarak savunmaya geçecektir. Siz de neden bu çocuk bana hep karşı çıkıyor diye düşünüyorsanız bu konuşmalarınızın başına dönüp ilk söylediğiniz cümleyi hatırlayın lütfen. Eğer suçlama içeren cümleler kuruyorsanız çocuğunuzla iletişiminiz git gide kötüye gider.

Sus cevap verme bana!

Hani kendini özgürce ifade edebilecekti? Hani düşüncelerine saygı duyacaktık herkesin? Çocukla konuşurken daha doğrusu kontrolden çıkmış bir şekilde makineli tüfek gibi söylenirken yavrucak araya girip de kendini savunacak birkaç kelime edecek olsa hemen emrivaki konuşma gelir. SUS cevap verme bana! Peki sussun. Ona karşı emrivaki konuşma yapan herkesin karşısında sussun. Sonra da neden bu çocuk herkesin dediğini yapıyor bu kadar pısırık demeyin ama. Çünkü çocuk iletişimi anne-babadan öğrenir. Siz onun aynasısınız. Sus cevap verme diye bastırırsanız bir süre sonra cevap vermeye bile yeltenmez.

Konuş! Cevap ver bana!

Önce bir karar verelim sevgili anne-baba. Bu çocuk konuşsun mu sussun mu? Yerine göre sussun yerine göre konuşsun diyorsanız lütfen o dediğiniz yerleri bir liste yapıp veriniz kendisine. Çünkü bu yazıyı okurken bizim bile kafamız karıştı hangi durumlarda susup hangi durumlarda konuşması gerektiğinden. Böyle bir emrivaki cümleye bir yetişkinin bile cesaret edip cevap vermesi pek mümkün görünmüyor yalnız. Cümlenin tonundan zaten cevabında dinleneceği muallak gibi. Sakin mi olsak biraz?

Senin yaşındaki çocuklar böyle mi yapıyor bunu?

Çocuğunuzu küçük düşürmek istiyorsanız mümkün olduğunca bu tarz cümleler kullanmanızda bir sakınca yoktur. Ancak bu cümleler çocuğunuzun özgüvenini çok ciddi anlamda zedeleyecektir bilginize. O anda çocuğunuzun hangi davranışıyla ilgili böyle bir cümle kurmak zorunda kaldıysanız o davranışıyla ilgili duyduğunuz rahatsızlıkları ve bu davranışın çocuğunuza olumsuz olarak neler yaşatabileceği hakkında konuşabilirsiniz.

Geçen gün de aynı şeyi yapmıştın..

Çocuğunuza burada geçmişi hatırlatarak sen zaten anlamıyorsun hep aynı hataları yapıyorsun mesajını veriyorsunuz. Hiçbirimiz geçmişte yaptığımız davranışların  hele bir de olumsuz deneyimlerse sürekli gündeme getirilmesinden hoşlanmayız. Bunun yerine gel seninle biraz konuşalım diyip sakince çocuğunuza bu davranışını anlatıp, normalde doğru davranışın ne olduğunu kendisinin bulmasını sağlayabilirsiniz.

Bu makale Esin Acartürk tarafından 28 Ocak 2016 tarihinde yazılmıştır.
Diğer Veliler ile Paylaş!

Bu makaleye henüz bir yorum yapılmamış ilk yorumu yapan sen ol! Yorum Yap
Yorum Yap
Ad Soyad *
E-Posta Adresiniz *
Yorumunuz *
Sonraki Makaleye Göz Atın
Çocukların Öğretmeninden Duymak İstemedikleri Çocukların öğretmenlerden de duymak istemedikleri cümleler vardır. Peki bu cümleler hangileri?
İstanbul Bölgesinde Yorumlanan Bazı Okullar
Özel Okul
Özel Avcılar Okyanus Koleji İlkokulu Samimi ve tecrübeli bir personele sahip, kaliteli bir okul.
Hemen İncele
Özel Okul
Özel Eseyan Ermeni İlkokulu Öğretmenleri hem alanında başarılı hem de sıcakkanlı, mütevazı çocuklara robot muamelesi yapmıyorlar bu da en önemli kri...
Hemen İncele
11070 Farklı Okuldan
Uygun Olanı
Bul!